Süleyman Dede'nin hikayesi
Kayseri'nin sert kışlarında, dumanı tüten taş evlerin arasında büyüdü Süleyman Dede.
Şimdi 86 yaşında… Ama elleri hâlâ şifayı bilen, kokudan otu tanıyan bir ustanın elleri.
Bu hikâye onunla başlamadı.
Tam 75 yıl önce, henüz küçük bir çocukken, dedesinin yanında aktar dükkânında oturur, kurutulmuş otların kokusunu içine çekerdi. Dükkanın ahşap raflarında cam kavanozlar, bakır havanlar, sabırla bekleyen şifalı kökler olurdu.
Dedesinden ilk öğrendiği şey şuydu:
“Şifa aceleye gelmez, niyetle hazırlanır.”
Henüz 11 yaşındayken havanı ilk kez kendi çevirdi.
14 yaşında hangi otun hangi derde iyi geldiğini ezbere biliyordu.
Gençliğinde kışın kar tipisinde bile köy köy dolaşıp insanlara merhem götürdü.
Yıllar geçti.
Dede vefat etti ama emanet kaldı.
Süleyman Dede, dedesinden öğrendiği yöntemleri hiç bozmadı.
Hazırladığı her kremi, her merhemi eski usul yapmaya devam etti:
Doğal içerik, sabır, emek ve dua ile.
Kayseri'nin soğuğunda çatlayan elleri iyileştirdi,
Çobanların diz ağrılarını hafifletti,
Annelerin evde çocuklarına sürdüğü merhemler onun dükkanından çıktı.
Bugün 86 yaşında.
Aktar dükkânının ahşap tezgâhının arkasında hâlâ kendisi durur.
Cam kavanozların arasında, dedesinin eski bakır havanını kullanmaya devam eder.
Çünkü onun için bu bir ticaret değil.
Bu bir emanet.
Bu bir aile geleneği.
Bu 75 yıllık bir şifa yolculuğu.
Ve Süleyman Dede hâlâ aynı sözü söyler:
“Doğallık varsa, umut vardır.”
Müşteri yorumları
Müşterilerimiz ürünümüz hakkında ne diyor?
97%
Tüm ağrılarım ilk 1 haftada tamamen yok oldu
94%
Eklem ağrılarımı düzenli kullanımda giderdi
90%
Fıtığımı yumuşattı
480+ Müşteri yorumu dikkate alınmıştır